bluedreamyachting
 

 

Blue Dream Yachting Hakkında
Blue Dream Yachting Mavi Turlar
Blue Dream Yachting Özel Tekneler
Blue Dream Yachting Kabin Kiralama
Blue Dream Yachting Yiyecek - İçecek
Blue Dream Yachting Aktiviteler
Blue Dream Yachting Fiyatlar
Blue Dream Yachting Transfer
Blue Dream Yachting Gezi Bölgesi
Blue Dream Yachting Tekneleri
Blue Dream Yachting Rotaları

Tekne İmalat
Alım - Satım
Bakım Onarım
Tekne Donanım
Diğer Hizmetler

Rezervasyon

Galeri

İletişim

 

 

 

 

GEZI BOLGESI

Fethiye


''Aydinliklar Ülkesi'nin el degmemis bakiresi'' Fethiye, Akdeniz'in içinde irili ufakli adalarin serpistigi Fethiye körfezinde arkasi çam ormanlariyla çevrili kuzeye açik bir koyda yer alir. Kaya mezarlari ve kale önünden bir düzlüge, Karagözler'den denize dogru iner. Ufkunu sövalye adasi, Günlükbasi ve karsilarindaki daglar olusturmaktadir.

Fethiye, Persler, Likyalilar, Karyalilar, Romalilara ait eserleri ile taninmistir. Kültürel zenginligi, dogal güzellikleri ve cografyasi ile önemli turizm merkezlerimizdendir.Likya – Karya sinirinda bir kiyi kenti olan Fethiye’nin antik çaglardaki adi Telmessos’tur. Akdeniz kiyi bandinda kuruldugundan günümüze degin yerlesimin kesintisiz sürdügü tek merkez olan Telmessos antik kentinin, -ss sonekli ismi nedeniyle, filolojik tespitlere dayanilarak M.Ö üçbinli yillara gitmesine karsilik bunu kanitlayacak somut bilgilere henüz ulasilmamistir.Mustafa Kemal Atatürk’ün 22 Subat 1935 tarihinde Ege gemisiyle ugradigi Fethiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulusu sonrasi hizla geliserek bölgenin en önemli merkezi olmustur. 24 Nisan 1957’de meydana gelen deprem, merkezdeki evlerin % 90’inin yikilmasina neden olurken dönemin kaymakami Nezih Okus ve diger yöneticilerin duyarli tutumlari sayesinde sadece 19 kisi hayatini kaybetmistir. Bugün antik tiyatro ve Paspatur çevresinde, Çarsi Caddesi’nin güney kesiminde farkli tarzlariyla seçilebilen eski Fethiye evleri, kentin hüzünlü geçmisinin kalintilari olarak bizleri selamlamaktadir.

Hangi tarihte yayginlasmistir bilinmemekle birlikte Fethiye yöresi Beskaza olarak da anilmaktadir. Beskaza adi bes kadiliktan gelmektedir. Muhtemelen Mentese Beyligi sirasinda merkez kadiligina bagli olarak bes merkezde olusturulan kadi yardimciliklari ile devlet isleri yürütülmüs ve Fethiye, bölge yasayanlarinca Beskaza olarak benimsenmistir.

 


Oludeniz


"Tanrinin Dünyaya bahsettigi cennet" olarak adlandirilan Ölüdeniz, ülke disina tasan ünü ile dünyaya mal olmus bir turizm merkezi. Çarpici güzellige sahip Ölüdeniz, adi gibi sakin ve kipirtisiz. Fethiye'ye 14 km uzakliktaki Ölüdeniz, çamlarin arasinda uzanan yoldan sonra mavisiyle birden bire çarpiyor insani. Belcekiz koyu ve bu koyun içinde uzanan kumsali yürüdügünüzde essiz Ölüdeniz'i görüyorsunuz. Ölüdeniz, büyülü gibi kipirtisiz... Dibinde tek bir yosun bile yok. Bembeyaz kumlarla örtülü. Suyun ve dibindeki kumun kirdigi isik ünlü turkuaz rengini veriyor Ölüdeniz'e... Kiyilara kadar uzanan yemyesil çam ormanlari, içinde yesilin, mavinin ve morun her tonunun görülebilecegi ilik denizi, uzun kumsali ile Ölüdeniz bir dünya harikasi. Son yillarda, 1975 m. yükseklikteki Babadagi'nin doruklarindan parasütle atlayanlar, dünyanin en nefes kesici manzarasiyla karsilasiyor. Yilin on ayi denize girme olanagi sunan bu essiz koyda çok sayida turistik tesis, restoran, alisveris merkezi ile üniteler bulunuyor.

Dalyan


Dalyan'da hayat su ile özdeslesmistir. Yakin zamana kadar, yasam tamamen tekne üzerinde idi. Dügünler, konvoy halinde giden tekneler üzerinde yapilirdi. Satilacak mallar, pazarlara tekne ile götürülür, ihtiyaçlar alinip getirilirdi. "Imamin kayigi" deyimini duymussunuzdur. Dalyan'da gerçekten imamin kayigi var. Çünkü mezarlik karsi kiyida. Dalyan'da çogunlugu tekneyle görülecek o kadar çok yer var ki, seçmekte güçlük çekebilirsiniz.
Dalyan, 1990'li yillara kadar sadece tiryakisi olan az sayida yabanci tarafindan biliniyordu. Gizli kalabilmesinin bir nedeni de Marmaris ile Fethiye arasindaki yoldan 12 kilometre içerde olmasiydi. Çevredeki turistik yörelerden Dalyan'a düzenlenen günlük turlar ve Caretta-Caretta deniz kaplumbagalari ile tanindi. Simdi ise günlük turlar tersine döndü. Tatile çikanlar, beton yigini haline gelmis, geceleri gürültüden uyunamayan ünlü turizm merkezleri yerine Dalyan'da huzur içinde uyuyor, isterlerse oralara gezmeye gidiyor. Çünkü Dalyan, pek çok turizm merkezinin yakininda bulunuyor.Dogal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, Türk turizminin odak noktasi konumundaki Mugla ve yöresi kaplica ve çamur banyolariyla da turizme katki sagliyor. Çevresini kaplayan yemyesil ormanlariyla, yöreye gelenlere huzur veren Köycegiz Gölü ve kaya mezarlari ve Caretta Caretta cinsi kaplumbagalariyla ünlü Dalyan Kanali çamur banyolariyla alternatif turizme çarpici bir örnek olusturuyor.
bircok yabanci turistin ziyaret ettigi Dalyan'da Camur banyolari kan dolasimini hizlandirdigi, çesitli cilt hastaliklarinin ve mafsal romatizmasinin tedavisine iyi geldigi biliniyor.

Gocek


Eski adi ‘Kalimche’ olan Göcek, Telmessos (bugünkü Fethiye) ile Kaunos (bugünkü Dalyan) arasina kurulmustur. Efsaneye göre, Ikarus’un, mahkum edildigi kuleden kaçmak için yaptigi ünlü uçusundan sonra düstügü deniz Fethiye Körfezi, Göcek bölgesindedir.
Bedri Rahmi Eyüboglu, Halikarnas Balikçisi ve Azra Erhat’in da içinde bulundugu sair ve ressamlardan olusan grubun bu turkuaz koylara yaptigi yolculuk olmasaydi, Göcek hala kendi halinde bir Anadolu sahil kasabasi olarak kalmis olurdu. Daha sonralari ‘Mavi Yolculuk’ olarak adlandirilan bu geziden sonra, Göcek çevresindeki koylar ve adalar ün kazanmis ve yatçilar arasinda gittikçe daha çok taninir hale gelmistir.

 

SakliKent Canyon

 

Fethiye’nin sicagindan bunaldiysaniz bir gün degisik bir sey yapin. Günes isinlarinin giremeyecegi kadar dar ve yüksek bir kanyona girin, buz gibi sularda yürüyün. Saklikent’e gidin.
Saklikent’e Fethiye-Antalya karayolundan Kemer ilçesi yönünde ayrilarak ulasiliyor. Sapaktan 13 km sonra Tlos’a, 21 km sonra da Saklikent’e ulasiliyor.
Saklikent yolu üzerinde sagli sollu çok sayida kir gazinosu göreceksiniz. Gözleme-ayran servisi yapiliyor.
Kayadibi köyünü geçiyor ve kanyon girisine çikiyorsunuz. Girisde aracinizi birakiyorsunuz.
Kanyon girisi için ücret ödeyeceksiniz. Esen çayi, kanyonun 100 m. içinde patlayarak çikiyor yeryüzüne.
Çay yaz-kis öylesine deli akiyor ki, akintiya karsi ilerlemek mümkün degil. Çayin üzerine kanyon duvarina tutturulmus tahta iskeleler kurulmus. Iskeleden tek sira ilerliyor ve çayin patladigi yere ulasiyorsunuz.
Müthis bir çagiltiyla dökülen sulari bu noktadaki restorana oturup ayran, gözleme ya da alabalik ismarlayarak izleyebilirsiniz. Dilerseniz buz gibi suyu asarak karsi kiyiya geçip , kanyonun derinliklerine dogru ilerleyebilirsiniz.

 

XANTHOS

 

Dağlık Likya eyaletinin en eski ve en büyük kentidir. Xanthos ırmağının vadisinde kuruludur. Pers istilasına değin bağımsız yaşamıştır. Pers istilasında kentlerini kahramanca savunan Xanthos'lular, istilayı önleyemeyeceklerini anlayınca önce tüm kadın ve çocuklarını öldürmüşler, sonrada kenti ateşe vererek ve bu alevlerin içine kendilerini atarak topluca intihar etmişlerdir. Bu kıyımdan kurtulan 80 aile ve başka yerlerden gelen göçmenlerce kent yeniden kurulmuştur. Fakat 100 yıl kadar sonra çıkan bir yangınla Xanthos tekrar harabolmuştur. Buna rağmen yeni baştan kurulan kent batı dünyası ile kurduğu iyi ilişkiler sonucu uzun süre önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. Bu durum da kötü bir sona ulaşmıştır. İ.Ö. 429 yılında Atina'lıların vergi istemelerine karşı çıkan Xanthos'lular kentlerinin tamamen harabolmasına neden olacak bir savaşın içine sürüklenmişlerdir. Xanthos kelimenin tam anlamıyla bir felaketler kentidir. Kent esas olarak Likya Akropolu, Roma Akropolu ve bunların dışında kalan kısımlardan oluşmaktadır. En ilginç yapıları Roma Tiyatrosu ve bu tiyatronun batı kıyısındaki yapılardır. Bunlardan en kuzeydeki "Harpy Monument" olarak tanımlanmakta olup tek parça bir kaya üzerine oturtulmuş bir aile mezarıdır. İlginç kabartmaları olan bu mezarın aslı British Museum'dadır. Orijinal yerinde aslına uygun bir taklit bulunur. Bu yapının yanında İ.Ö. VI. ve I. yüzyıllardan kalma iki ilginç Likya mezarı dikkati çeker.

PATARA

 

Kalkan-Fethiye karayolunda, Kalkan'dan yaklaşık 10 km. sonra güneye dönülür ve 10 Km.'lik Patara yoluna girilir. Akropol'de bulunan boyalı seramikler kentin İ.Ö. V. yüzyılda var olduğunu kanıtlamaktadır. Patara, Büyük İskender'e kapılarını açmış ve bu olaydan sonra önemli bir liman kenti özelliğini kazanmıştır. Kent ayrıca St. Nicholas'ın doğum yeri olduğu için de önemlidir. Patara'ya İ.S. 100 yılında yapıldığı sanılan üç gözlü bir kapıdan girilir. En önemli yapılarından birisi kumlar altında kalmış tiyatrosudur.

ANTİPHELLOS-KAS

Bugünkü Kaş ilçesinde kurulmuş Likyalılardan kalma bir kıyı kentidir. "Phellos" Grek dilinde "Taşlı Yer" anlamına gelmektedir. Gerçekten de bu isim Kaş'a çok uymaktadır. Antik kentin iyi korunmuş anıt mezarı ve tiyatrosu görülmeye değer yapılarıdır.

SİMENA

Simena'ya Üçağız'dan deniz yolu ile ulaşılır. Kale, tarih, deniz ve güneşin, kelimenin tam anlamıyla birbirine karıştığı ve kaynaştığı bir güzelliğe sahiptir. Burada masmavi ve pırıl pırıl Akdeniz sularının altında yatan binlerce yıl öncesinin uygarlık izleri insanı büyüler. Kale'nin tarihi, Likya devrine kadar bilinmektedir. Burada Likya, Roma ve daha sonraki zamanlara ait yapılar içiçedir. Kayaların oyulmasıyla oluşturulan tiyatrosu Likya'nın en küçük tiyatrolarından biridir. Surların Roma devrinde yapıldığı ve daha sonraki devirlerde yapıma devam edildiği sanılmaktadır.

Olympos

Hellenistik Devir'de kurulmuştur. M.Ö. 100'de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. 78'de Roma komutanı Servilius Isaurieus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz'de cirit attığı Orta Çağ'da şehir biraz hareketlenmiş ise de Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından sonra iyice önemini kaybetmiş ve XV. yüzyılda terk edilmiştir.

CIRALI

Olympos'un kuzeyinde yer alan Çıralı Plajı'nın yamaçlarında yaklaşık 300 m. yükseklikte, Yanar taş yer alır. Mitolojiye göre Likya'lı Kahraman Bellerophon kanatlı atı Pegasos'un sırtında ağzından ateş püskürten canavar Kimera ile savaşmış ve onu burada öldürmüştür. Yöresel inanışa göre canavarın ağzından çıkan ateş bugün hala yanmaktadır. Kutsal alan olarak yorumlanmış olan bu yörede Romalılar ve Bizanslılardan kalma yapılar bulunur. Burada yeryüzüne çıkan doğal gaz, havanın oksijeniyle birleşerek, antik devirlerden beri yanmaktadır

 

1

1
 
1

To wiev our website in your language please choose below.

 
 

Are you having difficulties while surfing the net because of the websites you like is not built in your language.

This is not a problem anymore use the online translator below and surf between the websites easly and efficiently.